SUR YAPI
  • Dolar döviz kuru 6.1390
  • Euro döviz kuru 6.6412
  • 25-01-2020 12:00

Adlıhan Dere ve Atilla Koçak’a hapis cezası şoku

Antalya Yeni Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi başkanı Arif Afşin’in açtığı dava sonucu Aralarında AESOB Başkanı Adlıhan Dere VE Antalya bakkallar odası başkanı Atilla Koçak’ında de bulunduğu 11 kişi hakkında Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından zimmet, ihmal, görevi kötüye kullanma davasıyla ilgili verilen karara yapılan itirazı Antalya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından reddedildi. Görevini kötüye kullanma suçundan yargılanan Dere’ye paraya çevrilemeyen 3 ay hapis cezası onanırken, bir de 1 ay 15 gün görevden uzaklaştırma kararı çıktı.

Adlıhan Dere ve  Atilla Koçak’a hapis cezası şoku

Arif Afşin’in Antalya Yeni Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi başkanı olduktan sonra açtığı dava ile Antalya Yeni Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi’nin 2 milyonu batık 4 milyonluk kredilerle ilgili davalar;  Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinde nitelikli dolandırıcılık, zimmet, görevi kötüye kullanma, görevi ihmal, kooperatif kanununa aykırılık suçlamasıyla açılan davayla birleştirilmişti. Birleştirilen davada AESOB Başkanı Adlıhan Dere, Antalya Yeni Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi’nin 19 yıl başkanlığını yürüten, Türkiye Bakkallar ve Bayiler Federasyonu eski Başkan Vekili, Antalya Bakkallar ve Bayiler Odası eski Başkanı Eyüp Sabri Kıldıran, dönemin kooperatif müdürü olan kızı Emel Kıldıran, eski damadı da olan müdür Emel Kıldıran’ın eşi ve kooperatif eski başkanı Mutlu Bayır, Antalya Bakkallar ve Bayiler Odası Başkanı Atilla Koçak, Halk Bankası görevlisi Derya Özler dahil sanık ve müşteki sanık olan çok sayıda kişi  hapis cezasına çarpılmıştı. 

Görüntünün olası içeriği: yazı

Davanın geçmişi. 

Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılamada, davacı kamu olurken Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Merkez Birliği, Antalya Yeni Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi ile bu kooperatifin mevcut başkanı Arif Afşin, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ve birçok isim müşteki oldu. Dava sırasında Mutlu Bayır bir yıl kadar hapis de yatmış. Esnaf odalarını derinden sarsan mahkeme kararı sonrası iş ve siyaset dünyası kulisleri karıştı. Davada çok sayıda tanık yer alırken müşteki, mağdur ve tanık anlatımları, bakanlık müfettiş raporları, polis tahkikat raporu, merkez birliğinin soruşturma raporu, ek belgeler, soruşturma evrakları, kredi belgeleri, savunma, adli sicil kayıtları, tüm dosya kapsamı, kredi çekilen Halk Bankasının kooperatif ve denetim konusunda uzman ve denetçi olan SMMM’lerden, emekli Sayıştay denetçisinden, adli hesap bilirkişisinden ve emekli bankacıdan aldığı bilirkişi heyeti raporu ve ek raporu, birleştirilen davalardaki belgeler dosyada delil oldu

.

 

Kimin eli kimin cebinde belli değil ..

 

Kararda diğer birleştirilen davalar ve devam eden ağır cezada yürüyen mevcut davanın iddianamelerine yer verildi. Mevcut davanın iddianamesinde; Dere’nin ihmalle görevini kötüye kullandığı ve 2009-2013 arasında sanıklardan Mutlu Bayır ve Emel Kıldıran’ın kooperatifin 46 adet kredisini dolaylı olarak kullandıkları, toplam 3 milyon 97 bin lira işletme kredisi ve 735 bin lira yardımlaşma fonu kredisini kullandıkları, bu kredilerin 1 milyon 751 bin 788 lirasının ödenmediği, işletme kredilerinin 1 milyon 97 bin lirasının vadesinin gelmediği, riskin devam ettiği, yardımlaşma fonu kredilerinden 469 bin liranın takipte bulunduğu da belirtildi. Sanıkların dolaylı olarak kullandıkları bu kredileri alabilmek için gerçekte esnaf olmayan yakın ve uzak akrabaları, akrabalarının yakınları, akrabaların çevresi, kendi çalışanları, ev hanımı, işçi ve saire olan şahıslara vergi kaydı açtırıp, ardından da en yüksek limit üzerinden kredi kullandırdıkları, herhangi bir teminat istenmediği, iki kefil aracılığıyla kredi kullandırıldığı, kredi kullanan şahısların birbirlerine kefil yapıldığı, şahısların birbirlerini dahi tanımadığı ifadeleri yer aldı.Görüntünün olası içeriği: ekran

 

Yeşil kartlıya bile kredi çektiler….

 

Davada sanıklar suçlamaları reddetti ancak çok sayıda tanık onları yalanladı. Kendileri üzerinden nasıl kredi çekildiğini, parayı kimlere teslim ettiklerini, nasıl mağdur edildiklerini, icra ve hacizlerle boğuştuklarını tek tek anlattı. Her şeyi tüm çıplaklığı ile anlatan baba-oğul iki tanıktan baba kredi çekme yeterliliği olmadığını, Mutlu Bayır’ın; şirketinde işçi olarak çalışan oğluna ‘senin adına kredi çekelim’ talebinde bulunması sonrası oğlunun sorun yaşamaması için krediye başvurduğunu, kendisine kooperatif vasıtasıyla on binlerce liralık kredi verildiğini, aslen bir iş yeri sahibi olmadığını, esnaf da olmamasına rağmen kendisine kredi verildiğini, esasen kredi verilebilecek bir durumunun olmadığını, teminat aranmaksızın 125 bin lira kredi çekmesinin sağlandığını, yeşil kartlı bir kişi olduğunu, esnaf olsa bu yeşil kartın kendisine verilmeyeceğini anlatarak çekilen kredinin de ödenmemesi üzerine icraya verildiğini anlattı. Oğlu ise bu kredi çekilir çekilmez paranın elinden alındığını ve ödenmediğini belirtti.Fotoğraf açıklaması yok.

 

Davalar birleşti….

 

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 29/05/2015 tarih, 2015/12725 Esas sayılı iddianamesi ile 1.Ağır Ceza Mahkemesinde açılan dava birkaç davayla birleştirildi. Buna göre savcılığın 22/04/2013 tarih, 2013/8613 Esas sayılı iddianamesi ile73 kişiye beher 100 bin liralık işletme kredisi kullandırılmasına dair yolsuzlukla ilgili Antalya Sulh Ceza Mahkemesi’ne açılan dava, bu mahkemelerin kapatılması sonrası 22.Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmişti. Yargılama sonrası dava dosyası; l. Ağır Ceza Mahkemesi dava dosyası arasında şahsi ve fiili bağlantı bulunduğu anlaşıldığından birleştirildi. Savcılığın 03/06/2013 tarih, 2013/11745 Esas sayılı iddianamesi ile kredilerin teminatı olması bakımından bazı araçlara konulan rehinlerin kaldırılması yönünde yazılan yazıların hukuki durumu ile ilgili Sulh Ceza Mahkemesine açılan kamu davasının görevsizlik kararı sonrası sanıklar müdafilerinin itirazlarının reddi sonrası bu dava da mevcut dava ile birleştirildi.Görüntünün olası içeriği: yazı

 

Tüm sanıklara hapis cezası….

 

Ağır cezadaki karar duruşmasında savcı esas hakkındaki mütalaasında sanıkların cezalandırılmasını talep etti. Sanıklar Mutlu Bayır ve Emel Kıldıran’a zimmet suçundan 5 yıl hapis cezası verildi. Suçu aynı kasıt altında birden fazla kez gerçekleştirmiş olmaları sebebiyle cezaları 6 yıl 3’er aya çıkarıldı. Sanıklar (2015/12725 sayılı iddianamede) Mutlu Bayır, Salih Sarıgül, Atilla İzmirli, Atilla Koçak, sanık Şahin Aba hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 6 ay hapis cezası verildi. Bu 5 sanık hakkında savcılığın 2013/8613 sayılı iddianamesiyle görevi ihmal suçundan ayrıca kamu davası ise aynı suçtan ikinci defa mükerrir yargılama yapılamayacağından iddianame yönüyle sanıklar hakkındaki kamu davasının mükerrirlik nedeniyle reddine kararına varıldı. Sanıklar Adlıhan Dere, Emel Kıldıran, Eyüp Sabri Kıldıran, Celal Yıldırım ve Ali Turhan hakkında görevi ihmal suçundan ayrı ayrı 3’er ay hapis cezası verildi. ‘Sanıklar için daha uyarıcı ve caydırıcı olacağından’ iyi hal indirimi uygulanmadı. Bu sanıklar için suçun işleniş özelliğine göre olumlu kanaate varılamadığından haklarında HAGB kararı ve cezanın adli para cezasına çevrilmesi kararlarının uygulanmasına takdiren yer olmadığına karar verildi; diğer sanıklar gibi belirli haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakıldı. ‘Sanıklar için dosyaya yansıyan samimi bir pişmanlık dolayısıyla yeniden suç işleyecekleri hususunda olumlu kanaate varılamadığından hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığı kararına varıldı. Mahkeme heyeti ayrıca sanıklar Mutlu Bayır, Emel Kıldıran ve Derya Özler’e birden fazla gerçekleşen nitelikli dolandırıcılık suçundan dolayı 2 yıl 6 ay hapis ve günlüğü 20 liradan 6 gün karşılığı adli para cezası verilmesine hükmetti. Yine Mutlu Bayır, Salih Sarıgül, Atilla İzmirli, Atilla Koçak’ın kooperatifler yasasına aykırı davrandıklarına ve tevil yollu ikrarda bulunduklarına değinen mahkeme, bu kişilere de ayrı ayrı 3 ay hapis ve 50 gün adlî para cezası verdi. Kararın sonunda “…Sanıklar için suçun işleniş özelliğine göre olumlu kanaate varılamadığından haklarında CMK 231 ve TCK 50/1-a maddelerinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına sanıklar için dosyaya yansıyan samimi bir pişmanlık dolayısıyla yeniden suç işleyecekleri hususunda olumlu kanaate varılamadığından TCK 51 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına hükmetti. Mahkeme; sanıklar Mutlu Bayır, Atilla İzmirli, Şahin Aba hakkında daha önce çeşitli mahkemelerde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden karar kesinleştiğinde bu kişilerin yargılandıkları mahkemelerine ihbarda bulunulmasına karar verdi.

 

İstinaf Mahkemesine başvuruldu…

 

Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/290 Esas, 2018/417 Karar sayılı kararı, açıkça okunup dava savcısı olan Cumhuriyet Savcısı Ekrem Akkuş huzurunda anlatıldı. 6 Eylül 2018 tarihli gerekçeli karar, Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere alındı. Mahkeme başkanı Suat Yürekli, mahkeme üyeleri Ali Koçyiğit ve Aysel Erzin kararı oy birliğiyle aldı. Birleştirilen davalar sonrası verilen alınan gerekçeli kararda suçlamalar görevi kötüye kullanmak, 1163 sayılı kanuna aykırılık, tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı, banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık, zimmet olarak yer aldı. Kararda suç yeri Antalya, suç tarihi olarak 2010-2013 olmak üzere 4 yıl süreli olarak belirtildi.

Red kararı çıktı…

 

 Antalya Bölge adli Mahkemesi 3. Ceza Dairesi 2019/1567 esas no, 2020/77 karar no ile başvuruyu red etti. Paraya çevrilemeyen 3 ay hapis cezası alan AESOB Adlınan Dere’nin cezasının onayına karar verilirken, sanıklar Emel Kıldıran, Adlıhan Dere, Eyüp Sabri Kıldıran, Celal Yıldırım ve Ali Turhan hakkında  İhmal Suretiyle Görevi Kötüye Kullanma suçundan kurulan hükmün yapılan incelenmesinde; Sanıklar hakkında İhmal Suretiyle Görevi Kötüye Kullanma suçundan cezalandırılması istemiyle açılan dava sırasında duruşmaların kanuna uygun biçimde yürütüldüğü, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm bilgi ve kanıtların gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı ve bu suretle kabul edilen eylemin kanunda öngörülen suç tipine uygun olarak nitelendirildiği ve cezanın kanunda düzenlenen kurallara uygun şekilde belirlenerek bireyselleştirildiği kanaatına ulaşılmış ve ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamış bulunmakla yapılan istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanıklar hakkında TCK'nun 53/5.maddesinin uygulanmadığı anlaşılmakla bu husus CMK'nun 280/1-(a) maddesi uyarınca düzeltilebilir nitelikte olduğundan, istinaf yoluna başvurulan kararın hüküm fıkrasına "TCK’nun 53/5 maddesi gereğince sanıkların üzerine atılı  Görevi Kötüye Kullanma suçunu TCK'nın 53/1-(d) maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği anlaşıldığından, cezanın infazından sonra uygulanmak üzere takdiren 1 ay 15 gün süreyle bu hak ve yetkileri kullanmalarının yasaklanmasına," şeklinde ibarenin eklenmesine, diğer yönleri aynen bırakılmak suretiyle CMK'nun 280/1- (d) maddesi uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine  karar verdi. Dere, 3 ay hapis cezası dışında, 1 ay 15 gün de görevinden uzak kalacak. 

KAYNAK.

AKDENİZ SON HAVADİS



HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.