• Dolar döviz kuru 4.8541
  • Euro döviz kuru 5.6824
  • 16.05.2018
Hakan  Çırak

Hakan Çırak

TÜREL’E TAŞIMA ESNAFINDAN MEKTUP...

Turizm sezonu büyük beklentilerle başladı. Özellikle ilişkilerin daha da sıkılaştığı Rusya üzerinden “Rus” turist patlaması yaşanacağı dillendirilerek, kent turizm hedefleri açıklandı. İlk rakamlarda gerçekten bir artışı işaret ediyordu.

Ancak Amerikan Dolarının ikinci en fazla değer kaybına yol açtığı para birimi Türk Lirası iken  bizden daha fazla Rus Rublesini vurması nedeniyle, rus turist ve bırakacağı döviz beklentilerinin “ham bir hayal” çıkmasından çok korkuyorum.Zira rus rublesi de aynı Türk Lirası gibi pula döndü.İşte tam da gerekçe ile rusların tatil planlarını revize-iptal  edecekleri endişesini yaşıyorum.  Umarım yanılan ben olurum.

Çünkü 24 hazirandan sonra seçimi kim kazanırsa kazansın, Durduramayacağımız bir devalüasyonun geldiği gerçeğini gören bir fani olarak, turizmden kazanacağımız döviz gelirine çok fazla ihtiyacımız var.

Tünelin ucunda ışık görenler de olabilir. Ama bana itimat edin ki; O gördüğünüz ışık(büyük rakamlara ulaşan cari açık, çift haneli enflasyon gibi nedenlerle) üzerimize gelmekte olan ekonomik kriz treni...

Turizm de ve ekonomi de yaptığım kısa ve yanılmayı umduğum değerlendirmenin ardından,gelelim yazımızın konusu olan Büyükşehir Belediye Başkanı Türel’e mektup konusuna!

Turizm sektöründe faaliyet gösteren saygıdeğer bir dostumla geçenlerde bir araya geldik.Yaaşdıkları bazı yaşamsal sorunları anlattı.Niye bana anlatıyorsun? Antalya’nın televizyon kanalları var. Anlı-şanlı “duayen gazetecileri” var dediğimde; sektör sorunlarını basında kimsenin dile getirmeye yanaşmadığından ve Menderes Türel’in görüşme için kendilerine randevu dahi vermediğini söyledi.

Eskıden olsa turizm taşımacılarının sorunlarını Akdeniz Tv. de yaptığımız programla geniş kitlelere bu arkadaşı da konuk yaparak iletebilirdik. Ancak oynanan ayak oyunları sonucunda maalesef Akdeniz tv ve patronu Sevgili Mehmet Tekin yok. Beni de ekranlarına çıkaracak yürekte ne bir tv ne de  patron kaldı..! O nedenle yazarak, anlatmaya çalışacağım.

Biliyorsunuz otel ve personel taşımacılığı c plakalı araçlarla yapılıyor. Elbette çok güzel ve çağdaş bir uygulama ama iddia o ki; “ilçelerden gelen büyükşehir meclis üyeleri sayısal olarak gücü ellerinde tuttukları için Antalya merkeze kayıtlı c plakalı araçlar aleyhine bir durum oluşmuş” durumdaymış.

Sektördeki bu arkadaşımın ifadesine göre; alınan UKOME kararı ile Antalya Merkeze kayıtlı c plakalı bir aracın, mesela Serik veya Kemer’ deki tatil koylerine turist ve personel taşıması engelleniyormuş. Ama buna karşın o ilçelerde kayıtlı olan c plakanın istediği gibi Antalya kent merkezine gelebiliyormuş.

Bu iddia doğru ise benim çıkardığım sonuç, bazı ilçelerin bölgemize taşıma işini sadece biz yapabiliriz anlayışı içinde “kartel” oluşturmasıdır. Ne demek Merkezden “c” plaka ilçelere gidemez ama ilçelerden merkeze gelebilir demek! Bu en başta serbest ticaret kurallarına aykırı. Ötesinde de pek adaletli gözükmüyor.

Dahası böylesi bir uygulama Serik, Kemer, Manavgat ve Alanya gibi ilçelerimizde “c” plaka fiyatlarının patlamasına merkezdeki plakaların ise değer kaybetmesine neden olur.

Turizmin yoğun olduğu ilçelerde birileri “c plaka” üzerinden birileri rant mı elde etmek istiyor? Sorusu da aklıma gelmiyor değil hani!

Başka bir mantıklı açıklaması varsa,başta Sayın Türel olmak üzere birisi bana anlatsın ve doğrusunu yazayım.

Ötesinde hadi UKOME benim bilmediğim,anlayamadığım mantıklı bir nedene dayanarak bu kararı aldı diyelim. Bu kararın altyapısı hazır mı? Bence  değil.Neden mi?

Bir örnek verecek olursam; Bana anlatılan, merkezden Kemer ilçesine 1000 araç otel personeli taşıma işi yapıyor. Yani bu Kemer’de 1000 araçlık bir plaka ihalesi yapılmalı demek. Peki Kemer’de verilen c plaka sayısı kaç? Ben söyleyeyim yazıyla da rakamla da 130. Başka birşey söylemeye gerek yok. Sanırım sözün bittiği yer.

Tüm bunların dışında Serik ve Kemer’e taşıma işini kaçak yapan çok sayıda kişi/firma olduğu denetim yapılmadığı için açılan c plaka ihalelerine de giren olmuyor. Adam neden ihaleye girip plakaya para versin ki? Nasıl olsa denetim yok denilmekte.

Bu sektörde faaliyet gösterenlerin bana söyledikleri bunlar. Bende iddiaları bir gazeteci olarak dile getirdim.

Sıkıntıyı bana aktaran dostuma peki çözüm ne diye de tabii ki sordum. Onun ifadesiyle söylemem gerekirse;” ATSO’nun ilgili komisyonu,Servisçiler Odası ve Taşıma Derneklerinin bir araya gelmesi ile merkez ve ilçelerde bir çalışma yapılması. Çalışmanın ardından da talebin belirlenmesi ile uygulamanın talebe uygun bir şekilde yaşama geçirilmesi.Değilse bir avuç kişiye rant sağlanmış olur”

Keyfiyetinize sunulur.

Sağlıcakla kalın...


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.