uysal
HERGÜN2
HERGÜN3
  • Dolar döviz kuru 5.4659
  • Euro döviz kuru 6.2216
  • 19.02.2019
Mehmet Fatih  Doğrucan

Mehmet Fatih Doğrucan

HADİ ORADAN...

Evet müzisyen değildi, SAZ sadece araç idi, güzel sözlerine... alt yapıydı söylemek istediklerine... Sözlerini kanatlandıran arka plandı... SANAT tartışmasıyla vurdular, biz gençken ozana... Halbuki sanatın en akıl yüklü olanına hakimdi, EDEBİYAT ustasıydı. Sonra maddiyat üzerinden eleştirdiler... Yoktan var olması gereken bir ÜLKÜ OCAĞI destanı, onun eskittiği çarıkların sonucunda yükseldi... Herkesin sustuğu dönemlerdi, yüzde 92 oranında ihtilal alkışçılığı yapılan bir ortamdı. Bugün SEMİHİMSİ gaflet AHKAM kesse bile ozanın arkasından, kelle koltuğunda kaç kişi dikilmişti CUNTA subaylarına? Herkesin kardeşini sattığı yıllarda, Namık Kemal Zeybek'in "Ülkü Yolu" isimli kitabını kenarı fırlatıp attığını NOKTA dergisine demeç verdiği zamanlarda, Ozan ARİF dile getiriyordu, içeride kırılmış, örselenmiş yatanların ahvalini...

"Zincir soğuk, zindan yaş belki biraz üşürüz,
Hele başımız zindandan çıksın da görüşürüz."

Tabiat kanunu nasıl ki KATI-SIVI-GAZ olarak tanımladıysa maddeyi, O da ülkücünün MUARIZ durumunu tanımladı 3 halde...
"O toprakta, sen zindanda, ben sürgünde"

Dedik ya zor yılların kavgacısıydı... Kudretli savcıların ellerinde parçalanmak istenirken ÜLKÜCÜ DİRENÇ... Onun ağzından lanetleyip dikiliyorduk, egemenlere...

"Biri bu SOYER'di domuzun dölü,
Sesinden tanıdım değilim deli,
Tenasül uzvuma cereyanlı teli,
Takarak yaptılar benim sorgumu"

Rütbesine sığınanın zulüm yaptığı ahkam kestiği yılların faturası ÜLKÜCÜ için ZİNDAN, SÜRGÜN ve TOPRAK olarak tasniflendiği noktada OZAN ayar vermişti hepsine...

"Bazı Subay vardır, Rütbesi bence, 
Sarayı, Konağı, Köşkü gibidir,
Bazısı da o rütbeyi giyince,
Altınla sıvanmış fışkı gibidir."

Dış politikanın iç politikayı belirlediğini ve başımıza gelenlere karşı duruş noktamızı kitaplar yerine onun şiirlerinden öğrendi hareket...

"Bulgar bu cesareti Rustan alıyor, Rustan
Kahrolsun komünistler, Kahrolsun Bulgaristen..."

Ülkücülerin hafızasıydı, nesillerin taşıyıcısıydı.

"Anlasan da usul usul anlatsam, 
Sana bir ülkücü nesil anlatsam 
Nereden başlasam, nasıl anlatsam 
Unutamam, unutamam unutmam"

Terörün peydahlandığı yıllarda, kimse anlatamıyorken meseleyi, Ozan ARİF ile anladık PKK meselesini, seminer yüklü şiirinde...

Ben Anadolu’nun Güneydoğu’su;

Ben soğuk yellerin, estiği yerim...

Dert derseniz bende kucak dolusu;

Ben (halkın beyler)e küstüğü yerim...

İhmalkâr paşalar, beyler yüzünden;

Plânsız seneler, aylar yüzünden;

Evet, ben okulsuz köyler yüzünden;

Türkçe lisanın sustuğu yerim...


İşte ben, okul ne bilmeyen gencin;

Millî şuur ile dolmayan gencin;

Mavzer kadar boyu olmayan gencin;

Omuzuna mavzer, astığı yerim...


Bu ihmâl nelere patladı bak bak,

Bir yandan Suriye, bir yandan Irak;

Bir yandan da İran, sardı kıskıvrak;

Ben bunların zehir, kustuğu yerim...


Zahiri nifak bu, yarası derin;

Bu zehir katili; sivili, erin;

Her gece memleket, hainlerinin;

Bombalı, tüfekli; bastığı yerim...


Bu beni bölmeye, kalkan yılanlar,

Eşkıya demeyin, komünist bunlar!

Ey benden habersiz, rahat olanlar!

Huzurun sesini, kıstığı yerim...


Oniki Eylül de, geçti nafile;

O ancak Yozgat’ı, doladı dile;

Yani, ben Oniki Eylül’ün bile;

Gözünün yıldığı, pustuğu yerim...


OZAN ÂRİF aşiretten obadan;

Gelin sorun, ihtiyardan, bebeden;

İnsanların artık, “Devlet Baba”dan;

Yavaş yavaş umut, kestiği yerim.

Eğer bugün ALPARSLAN TÜRKEŞ'in askeriyse hala bizim kuşak, bunun biricik eğitim subayı şüphesiz ki OZAN ARİF idi. Aslında Ozan Arif'i değil, Türkeşçiliğini sevemedi bir çoğu...
Çünkü ölürse Arif ölsündü, Türk ne yapar Türkeşsiz diyendi... Tapınak şövalyeleri, ahkam baronları, sloganik mukavvalar, anlamadığını sevemez... Ozanı anlamak İDEOLOJİK kültür, Entelektüel Akıl gerektirir. Çilenin edebiyatını değil, kendisini gerektirir.

O sebeple yarı arabesk yarı fantezi, anlamsız manasız, yarım yamalak sloganları, vergaz milangaz romantizm taklidi uydurukçuları, sanatçımtrak yavşakların ağzından dinleyerek kaybettik kişiliği...Ülkücü hareketin kişilik travmasına sebep olan eserlerin sahiplerini zaten kişiliksizleşmenin başlangıcı olarak hatırlayacağız... Boşverin gitsin, uzak dursunlar OZAN'ın aziz hatırasından...

Not: Sadece Ali Kınık'ı kabüllenemiyorum... Neden sustuğu konusunda...


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

    Yazara Ait Başka Makale Bulunamadı.