• Dolar döviz kuru 3.8356
  • Euro döviz kuru 4.5150
  • 05.12.2017
Orhan  Tat

Orhan Tat

DAVAMIZ...

Türk milleti tarihi sınavlarından birisiyle daha yüz yüzedir. Dünya siyasetinin politika olarak tanımladığı, sinsi ve gizli hedeflere hizmet eden ve Türk'ün bir türlü karakterine uymayan projelerine karşı, bir mücadelenin içindedir yeniden.

Peki bu yeniden kurulmuş cendereden nasıl çıkacaktır?

Bu hayati sorunun cevabı bizim tarihimizde defalarca yazılmıştır. Bunun için oraya buraya gitmeye, onun bunun düşünce ve görüşlerini almaya, alim, bilge olmaya asla gerek yoktur. Kendi tarihimizi bilmek, adam olmak ve dava sahibi olmak yeter vasıftır.

Tarihi dizi filmlerden internetten öğrenmeye kalkarsanız elbet hiçbir şeye başlamanıza gerek yok. Okumalısınız. Peki bizim davamız nedir, ne olmalıdır?

Dava, sizin kızıl elmalarınız, varmak istediğiniz hedefiniz, savaşınız ve sahiplenmenizdir. Kararlılıkla taşınan, uğrunda fedakârlık yapılan, hep daha ileriye götürülmek istenen şeyin bizatihi kendisidir dava. Dava adamı da, inandığı değerler uğrunda can, mal ve kısaca tüm benliğiyle kendini bu uğurda feda edebilendir. 

İdealist ve fedakar olmak yeterlimi peki? Hayır. Her fedakar insan dava adamı olamadığı gibi, her ideal insan da dava adamı olamaz, çünkü dava adamı olmak, ayrı bir kısım vasıflar da ister.

Dava adamı kendisini, başkalarını yaşatma gayesine adamış, seve seve davası uğrunda ölüme katlanmaya hazır olan ama körü körüne hemen ölüme koşmak ve kendini ölüme atmak gibi düşüncesizce şeylerden de uzak duran bir basiret insanıdır. Zira dava adamı, sadece bir fedai değildir. Hele bir gösteriş budalası asla olamaz..

Bir hedefte başarılı olmak önce o işe inanmakla mümkündür. İşine, sanatına, ülkülerine kendini vermeyenler gereken performansı gösteremez, istediği sonuca ulaşamazlar. Aklı ile ruhu ile bir işe yoğunlaşanlar ancak başarılı olurlar. Toplumsal başarıları gerçekleştirenler,  ideallerini ve hayat felsefelerini bir dava olarak görebilenlerdir. 

Toplumun arzularını gerçekleştirmeyi bir sevda haline getiren, toplumsal heyecan fikir ve hayalleri hayata geçiren fedakarlar milletlerin tarihinde yer almış, unutulmayan kimliklerdir.  Dava adamı inandığı hak ve hakikatleri başkalarıyla paylaşmak için vardır, gönül verdiği dava uğruna, kendi öz nefsine kadar her şeyi feda etmeye hazırdır. Dava adamı tepeden tırnağa hayat doludur. Yaşamanın önemli olduğunun da farkındadır; ama o, diriliş eridir ve hayatı gibi diğer değerli şeylerini de, öldürmeye değil yaşatmaya bağlamıştır. Davası uğruna gördüğü, gözlemlediği acı manzaralar ve gelecek adına milletini tehdit eden şeyler karşısında bin defa ölür, bin defa dirilir ve bir kere ölmekle kurtulmayı asla düşünmez.

Dava adamı ne yaptığını ve yapacağını çok iyi bilendir. O, “Hele şöyle bir yapalım da ne oluyor görelim.” anlayışıyla hareket etmez. Düşünür, istişare eder, planlar, sonra yapar ve ömrünü yap-boz ile tüketmez. Gayesi makam, mevki, şan, şöhret değil milletin ve devletin bekası için ve inandığı davanın cihanı kuşatması içindir.

"İyi güzelde arkadaş, biz bu yüce idealleri davası yapan insanı nerden bulacağız?" diye mırıldandığınızı duyar gibiyim. O halde Atatürk'e kulak verin, diyor ki büyük dava adamı Mustafa Kemal Atatürk; "İki Mustafa Kemal vardır: Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal… İkinci Mustafa Kemal, onu “ben” kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur!.." Yani özetiyle herbiriniz birer Mustafa Kemal'siniz diyor.

Herşeye rağmen devletin siyasi yapısına ve çok partili demokratik sistemine uygun olan bir liderin etrafında buluşmayı hedefliyor, kişisel ülkülerinizi orada inşa etmek istiyorsanız, o zaman yine Atatürk'e kulak vereceksiniz. Büyük önder nutuk'ta lider vasfını kendisi üzerinden tanımlamış, "Milletimi şimdiye kadar söylediğim sözlerle ve hareketlerimle aldatmamış olmakla gurur duyuyorum.".

Cendereden çıkalım, her şey, herkes İYİ olsun istiyormuyuz?..

Hadi o zaman...


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.