• Dolar döviz kuru 3.7897
  • Euro döviz kuru 4.6583
  • 17.01.2018
Orhan  Tat

Orhan Tat

YİNE, YENİDEN ve DAİMA !..

08.01.2018 tarihinde yazıp imzalayarak bir haftadır masamda evire çevire bir türlü kayda sokamadığım partimden istifa dilekçemi bugün büyük bir stres ve gerilim içinde yüksek seçim kurluna sundum. Şu an kendimi uzay boşluğuna düşmüş bir insan gibi hissediyorum. Hakkımda hayırlısı olur inşallah.

Ben, çocuk yaştan beridir kendime yaşam felsefesi yaptığım ülkücü hareketten çok şey öğrendim. Ailemle birlikte, başta cennet mekan Başbuğ Alparslan Türkeş bey olmak üzere, bu davanın yılmaz takipçileri olan abilerimden, hocalarımdan, ülkü ocaklarından, arkadaşlarımdan, parti teşkilatından, diğer milli kuruluşlardan öğrendiklerim ve edindiklerim mayamı oluşturdu, hepsinden Allah razı olsun. "Adam" olmam için bana verdikleri destek ve aşıladıkları Türk milliyetçiliği fikriyatı için, Kur'an-ı Kerim emrinde, Hz. Muhammed (sav) efendimizin yolunda yürümemi sağladıkları için herbirine ayrı ayrı minnet ve saygılarımı sunuyorum.

Bu kutlu davanın neferi olmaktan, davamı temsil etme gayreti içinde ve hevesinde olmaktan, Turan ülküsü ve kızılelmalarımızın heyecanını yüreğimde yaşamış olmaktan dolayı inanılmaz mutlu ve bir o kadar gururluyum. Ben Başbuğ Atamtürk'ü yine bir Başbuğ Türkeş beyden öğrendim. "Önce adam olun, adam olabilirseniz zaten ülkücü olursunuz" diye bize nasihat eden, bizi ölüme değil bilime, Türklüğümüzü öğrenmeye, tarihimizle gurur duymaya yönlendirirken ağzından çıkan "evlatlarım" ifadesini, rahmetli babamın "oğlum" ifadesi kadar sıcak ve kucaklayıcı bulduğum Başbuğumun 9 ışık doktrininden edindiğim kişisel ve yönetimsel felsefe ile yoğrulmuş olmaktan onur duydum, gurur duydum.

Ülkücü hareketin organize olduğu ve kanımca Atatürk'ten sonra tek ve en önemli milli refleks olan ülkücü hareketin siyasi teşkilatında bazı görevlerde bulunmuş, kendini bu hareketin bir parçası olarak görmüş bir nefer, bir üye olarak partim ile sayın Devlet Bahçeli beyin genel başkanlığı sonrası başlayıp, 1999 seçimleri ve 57. hükümet dönemindeki çalışmaları ile iyice gün yüzüne çıkan bir ilkeler ve ülküler çatışması içine düştüm. Zaman zaman raporladım, bazen bizzat dilden ifade ettim, uyardım, bilgi verdim, bilgi sordum, eleştirdim temsilcilerimi. İstedim ki bu "ölmez" dediğim turan ülküsü zarar görmesin. İstedim ki, ülkücü hareket sistem içinde iktidar olsun, kızılelmalarımız gerçek olsun...

Olmadı. Olmuyor. Olmayacak.
Bir siyasi partinin iktidar olmak yerine, ülkülerini icra edebilmek için yetki almak için çabalamak yerine, bir başka siyasi partiye herşeye rağmen ve şartısz destek vermek gibi bir hedefinin olması ülkücü hareketin yok olması ve kızılelmalardan vazgeçilmesi demekti ve ben bunu kabul edemezdim. Sayın genel başkanın vatan hainliğiyle suçladığı insanlarla bir olup Türk milliyetçiliğini reddeden, devletin kuruluş felsefesini yok eden zihniyette birleşip buna da "BEKA" demesi, O'nun tezatını görmemden ziyade benim kendimi bulmamı sağladı. O gün, yani 8 ocak günü "bu iş artık burada olmaz" diyerek yazdım dilekçemi. Öğrendiklerimi hatırladım, "artık bir Başbuğ beklemeyin, her biriniz birer Başbuğ olun" söylemleri bir bir gözümün önüne dizildiler. 80 öncesi duygularımı ve heyecanımı hatırladım. 18 yaşımda dünyaya kafa tutacak kadar cesur, tersine döndürecek kadar güçlü, kendimden emin, inanmış halimi. Çin sarayını 40 Alperen ile basan Kürşad'ı hatırladım. Ergenekon destanı neyi anlatıyor dedim kendi kendime. Sonra, Türk ilerlemek ve yaşamak için yolu kapanırsa yol açar, demirden dağlarla engellenmişse eritir yol yapar" dedim.

Elbette, özgüven ve bireysel güç önemli olsa da bir demokratik ülkede bu düşüncelerin bireyden değil bir siyasi hareketten iktidar olması gerekir. Atatürk Cumhuriyetinin yılmaz savunucuları, Göktürklerden beridir ilk defa TÜRK milletinin adıyla kurulmuş devletinin sahibi ve bekçisi olan vatan sevdalıları olarak organize olmak ve devletimize sahip çıkmak sorumluluğu içinde, durumdan vazife çıkaranlarla bir araya gelmeliler. Yasal olarak sağlanan bu birliktelik, Türklük ve Türk devletinin yaşatılması ülkülerinden aldığı güç ile iktidar olmalı, dedim ve yeniden kızılma sevdalısı ülkü erleri ile kucaklaşmak üzere yola koyuldum.

Yolumun rehberi yüce Tanrı'mın buyrukları olan Kur'an, ışıkları Hz.Muhammed Mustafa (sav) ve Başbuğlarım Atamtürk ile Türkeş'tir. Amacım, Yaradan'ın rızasını almak, Türk milletinin bekasını sağlayan ilkeleri ve kültürü yaymaktır. Yolum dostluk yolu, saygı yolu, Turan yoludur. Düşmanlıktan haz etmem ama düşmanıma boyun da eğmem.

Allah bu yolda hem beni hemde ülküdaşlarımı utandırmasın. Bize yar ve yardımcı olsun. Devletimiz ile büyük Türk Milletini korusun ve yüceltsin. Şehitlerimize yüzümüzü kızartmasın, millete karşı başımızı öne eğdirtmesin, çocuklarımıza karşı mahcup bırakmasın bizleri.

Ya Allah.

Orhan TAT


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.