Kandemir, gelir dağılımındaki uçurumun her geçen gün daha da görünür hale geldiğini vurgulayarak, "Kaybedecek hiçbir şeyi kalmayan insanlar her türlü eyleme sürüklenebilir. Bugün toplumun çok küçük bir kesimi lüks ve şatafat içinde yaşarken, büyük çoğunluk borçla, kredi kartıyla, kira ve fatura hesabıyla ayakta durmaya çalışıyor" dedi.
"LÜKS YAŞAM GÖZ GÖRE GÖRE SERGİLENİYOR"
Toplumdaki adalet duygusunun ağır biçimde zedelendiğini ifade eden Kandemir, "Bir yanda yandaş çevrelerin lüks hayatları, diğer yanda açlık sınırının altında yaşayan milyonlar var. Bu lüks yaşamlar artık insanların gözüne sokularak sergileniyor. Bu durum öfkeyi ve kırılmayı büyütüyor" diye konuştu.
"TOPLUMUN YÜZDE 70'İ BORÇLA YAŞIYOR"
Sahada karşılaştıkları tabloyu aktaran Kandemir, "Toplumun yüzde 70–80'i 'kredi kartı borcumu nasıl öderim, kirayı nasıl çıkarırım' diye düşünüyor. İnsanlar geçim derdinden başını kaldıramıyor" ifadelerini kullandı.
"TÜRKİYE ÜRETİM DEVLETİ OLMAKTAN ÇIKTI"
Ekonominin yapısal bir kriz yaşadığını belirten Kandemir, "Türkiye artık üretim devleti olmaktan çıktı, tüketim devletine dönüştü. Sürekli dışarıdan alarak, borçlanarak ayakta kalmaya çalışan bir yapı oluştu" dedi.
"TARIM VE TURİZM BİRLİKTE GÜÇLENDİRİLMELİ"
Alanya'nın yalnızca turizmle değil, tarımla da ayakta durduğunu hatırlatan Kandemir, "Turizm kentiyiz ama tarım da çok güçlüydü. Bugün çiftçi üretimden kopma noktasına geldi. Bu ülke kendi toprağında üretemez hale gelirse çok daha büyük krizlerle karşılaşır" değerlendirmesinde bulundu.
"BU TABLO SİYASİ BİR TERCİHİN SONUCUDUR"
Yaşananların kader olmadığını vurgulayan Kandemir, "Bu yoksulluk bir doğal afet değil, yanlış politikaların sonucudur. Hükümetin artık bu tabloyu görmesi, toplumsal riskleri ciddiyetle ele alması gerekir" dedi.
Bülent Kandemir, Cumhuriyet Halk Partisi olarak hem Alanya'da hem Türkiye genelinde üretimi, adaleti ve sosyal dengeyi yeniden kuracak bir anlayış için mücadele ettiklerini belirterek, "Bu ülke daha fazla yoksulluğu ve adaletsizliği taşıyamaz" sözleriyle açıklamasını tamamladı.