Antalya’daki siyasi gelişmelere bakınca birde transferlere bakınca aklıma bir Keskin hikâye geldi
Hikâyenin yaşandığı yer keskin.
Keskin, Kırıkkale’nin ilçesi nüfusu 20 bin civarında. Türkiye’nin en eski İlçelerinden ve ilk ağır ceza mahkemesinin kurulduğu nadir ilçelerden biridir, Keskin aynı zaman da başta Çanakkale, kurtuluş savaşlarında çok şehit vermiş ve Türkiye cumhuriyeti kuruluş aşamasında Mustafa kemal Atatürk’e destek vermiş ozanlar ve bozlak diyarı Türkmen yurdu .
Keskin’de perşembe günleri pazar kurulur, keskin’in köyleri bu pazar çok önem verirler. Keskin pazarı Aslında bir anlamda da buluşma günüdür. Burada birçok hikâyeler anlatılır. Bende size bir hikâye anlatmak istiyorum.
Bu hikâyeyi kim üzerine alınırsa ona ithaf olur.
Bu böyle biline.
Adamın biri köyünden kalkmış Keskin'e gelmiş ama boş gelmemiş, Pazar olurda boş gelinir mi hiç? ÖnüneAlmış Beş, On Koyun birde Keçi pazara satmaya getirmiş, Keçi oralarda pek para etmez, Keçinin Eti de fazla yenmez daha doğrusu hiç yenmez dersem hani yalan olmaz, ama Koyunları Keçi olmadan yürütmek zordur, Keçi sürünün basını çeker koyun onun arkasından tıpış tıpış gider
Köylü elindeki koyunları satar artık köye dönme zamanı gelmiş, aynı köyden pazara kağnı arabası ile birkaç daha köylü gelmiş, bir haftalık pazar ihtiyacını almak için bir dukana gitmesi gerekiyor köylülerinin yanına gider. Yahu biraz alış veriş yapamam lazım şu Eşekle Keçiyi sizin kağnı arabasına bağlayım sizde göz kulak olun hemen dönerim der gider alış veriş yapmaya. Adam alış veriş yapmaya gider gitmesine de Keçi ile Eşeğe müşteri çıkar. Gelen giden kaç para Eşek, kaç para Keçi diye emanet ettiği köylülere sormaya başlar, köylülerde öyle bir güzel muhabbette başlamışlardı ki ama her seferinde muhabbetleri Keçi ve Eşek yüzünden bozluyor olması hayli canlarını sıkar. O sırada bir kaç müşteri daha gelir. Sorulardan bunalan köyüler Keçi satıldı der. Diğer bir köylüde Eşeğin fiyatını sorana satılık ama sahibi yok gelsin el sıkışın der. Onlar gider başka başka müşteriler gelir artık kına gelir hayli bir zaman sonra Keçinin ve Eşeğin sahibi gelir. Köylüler adama biraz serzenişte bulunurlar. Adam sasır kalır. Yahu bu yaşlı Eşek ile Kör keçinin bu kadar değerli olduğunu bilseydim koyunları hiç satmazdım der.
BİLMEM ANLATA BİLDİM Mİ?
Not.
Antalya Otobüsçüler Odası Başkanı Ali Tüzün ile ilgili yazmış olduğum yazı ile ilgili bana sosyal medya aracılığı ile cevap vermiş ve hukuk müşavirini dava açmak için görevlendirmiş, Bence acele etmiş daha perde kapanmadı,
