Ülkemiz her geçen gün biraz daha kutuplaşmaya doğru sürüklendiğini ne yazık ki görmekteyiz. İnsanlarda Vatan millet kavramı sadece sözde kaldığını acıdır ama buna şahit olmaktayız. Vatandaş ülke ne olursa olsun ben kendimi kurtarayım derdine düşmüş. Yanlış olsa da ben başımı bir yerlerden sokup hayatımı daha nasıl kolay idame ettirebilirim mantığı insanlara yerleşmiş durumda. Millet gündelik çıkar peşine düşmüş gidiyor. Tarihte yapılan hataların acılarını yakın komşularımızda görmekteyiz. Gidişat bu şekilde devam ederse, halkımız silkelenip kendisine gelmezse aynı acıları yamak bizler içinde pek uzak gözükmediğini herkes biliyor. Maalesef bunları bilmek yetmiyor ama halkımızın inatla yanlışta ısrar etmesi gündelik çıkar ve menfaatlerin ilerde hem kendimiz hem de gelecek nesillerimiz için acı olayların gelmesi, yaşanması kaçınılmaz olacağı gerçeğini bertaraf etmiyor. Ülkemiz Satın alınmış gazete ve televizyonlar tarafından her gün yalan haberler, aslı olmayan gerçek dışı olaylarla insanlarımızın uyutulması itina ile gerçekleştiriliyor. Demokrasinin sadece sözde yaşandığı, insanların benden olanlar ya da olmayanlar olarak ayrıştırıldığı tehlikeli kutuplaştırmaların yaşandığı günleri yaşamaktayız. Eleştiriye farklı fikirlere kesinlikle kapalı ve reddedici bir zihniyetin lime lime işlendiği dönemleri yaşıyoruz. Cumhuriyet tarihinde yapılmayan ihanet tohumlarının ekildiği fakat bunları yaparken de satılmış uşakların gazete ve televizyonlarda 70 milyonun gözüne baka baka hiç yüzleri kızarmadan, utanma sıkılma nedir bilmeden, Allah korkusundan bihaber soysuzların cirit attığı, mason ve Hristiyan kulüplerine üye devşirmeler tarafından gerçekler saptırılarak empoze edilme işlemlerinin gerçekleştirildiğini üzülerek görmekteyiz. Sözde yazar çizer, aydın, bürokrat maskesi giymiş bu dalkavuklar ülkemizi peşkeş çekmede piyon olarak kullanılan zümreler sınıfında görevlerini icra etmekteler. Bizim gariban halkımızın ağzına bir parmak bal çalıp deveyi hamutu ile götürenler, yıllarca vatan millet davası ile mücadele etmiş gerçek vatanseverleri terörist ilan edip itibarsızlaştırma, halkı uyutma, karalama ve iftiralar ile işlerini icra etmekteler. Bir ülkenin genel kurmay başkanı terör örgütü kurmak ve yönetmek gibi bir iftira ile hapislerde süründürülüyorsa buna tepkisiz kalan bir millet bana dokunmayan yılan bin yaşasın mantığı ile hareket ediyorsa yapacak bir şey olmadığını düşünüyorum. Hayaldi Gerçek oldu safsataları ile gerçeklerin üzeri kapatılıp yada gerçekleri görmek istemeyen bir millet varsa yapılacak bir şey yoktur demektir. Ülkemizde yapılan bir çok şeyin aşikar olduğu net gözükürken, halkın gözüne baka baka soygunlar yapılırken, “Yavuz hırsız ev sahibini sindirir” misali gerçek hırsızlar çığırtkanlık yapıp suçsuz günahsız insanları iftiralarla sürüm süsüm süründürüp bunu da gören bir millet hala pişkinliğe verip sessiz kalıyor görmezden geliyorsa millet millet olmaktan çıkmış demektir. insanların inançları ile, itikadı bozuk itikatsız yöneticiler ve idareciler tarafından dizayn edilmek isteniyorsa nabza göre şerbet veren hocalar türeyip ajanslara bağlı şaklabanlar adamına göre televizyon kanallarında fetva veriyorsa bunu da koyun gibi ses çıkarmadan bir millet izliyorsa millet millet olmaktan çıkmış demektir. Ülkemizde “AT izi ile İT izi” karıştığı şu günlerde gündelik çıkarları bırakalım vatanseverlerin sayısını çoğaltmanın çaresine bakalım... Aksi takdirde facia kapıda... acı günlere az kaldı demektir. demedi demeyin..
