Antalya Büyükşehir Belediyesi bilinçli bir şekilde yıpratılıyor. Şimdi ise hedefte Genel Sekreter Cansel Çevikol Tuncer var. Peki, ortaya atılan iddiaların ne kadarı gerçek, ne kadarı mış’lı, muş’lu söylenti bilinmez ama…
Kulislerde ve bazı manşetlerde adı sıkça geçen Tuncer, “villalar, yalılar, yatlar, katlar…” gibi abartılı ifadelerle neredeyse suçlu ilan ediliyor.
Tuncer’in göreve başlamasından bu yana mal varlığında olağan dışı bir artış olduğuna dair resmi bir bilgi yok. Somut veri olmadan yapılan suçlamalar, sadece kamuoyunu yanıltmayı hedefleyen birer algı operasyonu havası veriyor.
Unutulmamalı ki bu tür girişimler yalnızca Tuncer’i değil, kurumsal saygınlığı da hedef alıyor. Kim ne kazanıyor? Gündemi manipüle edenler, kendi çıkarları doğrultusunda kamuoyunu yönlendirmeye çalışıyor.
Oysa Tuncer çıkıp açıklama yapıyor ama görmek istemeyen göz görmüyor, duymak istemeyen kulak duymuyor. Elbette ortada bir şey varsa adalete hesap verilmeli. Ama şunu da unutmayalım: Eğer iddialarda doğruluk payı olsaydı, şimdiye kadar genel sekreterin koluna altın bilezik yerine kelepçe takılmış olurdu.
Velhasıl kelam…
Antalya siyasetinde tansiyon hala yüksek ve bilgi kirliliği hızla yayılıyor. Önce Muhittin Böcek, ardından Mehmet Okan Kaya… şimdi de Cansel Çevikol Tuncer hedef tahtasında. Gerçekler ise söylentilerin gölgesinde gözden kaçıyor.
Bilmem, anlatabildim mi?