ALİ TAŞ admin

Tarih: 27.01.2026 12:44

Hırsızın hiç mi suçu yok?

Facebook Twitter Linked-in

Uzun zamandır beklenen aralarında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve oğlu Gökhan Böcek’in de bulunduğu soruşturmanın iddianamesi sonunda mahkemeye sunuldu.

İddianame, Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından değerlendirilecek ve kabul ya da reddedilecek.

Bunun anlamı, mahkeme henüz iddianameyi henüz kabul etmediği için konu aleniyet kazanmadı. Soruşturmadaki gizlilik kararı hala devam ediyor. Ancak gizlilik kararına rağmen iddianame ilgili dün sabah saatlerinden itibaren yayınlar başladı.

Bunu bir not edelim.

İddianame 704 sayfa. Muhittin Böcek dahil, 41 şüpheli var. Bu 41 şüpheli, başta icbar yolu ile irtikap olmak üzere 5 farklı suçla itham ediliyor.
Ama iddianamede ne yok?

Rüşvet iddiası yok. Oysa soruşturma, “Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde rüşvet operasyonu” olarak başlamış, aylarca da bu başlıkla haberler yapılmıştı.

Peki, rüşvet ile irtikap arasındaki fark nedir?

Bir hukukçunun bana anlattığı örnek üzerinden anlatayım.

Trafik polisi sizi çevirdi ve aşırı hızdan ceza yazacağını söyledi. Ama polis, “şu kadar para verirsen yazmam” dedi. Siz de verdiniz. Bu rüşvet oluyor.

İrtikap için de aynı hukukçunun örneğini aktarayım.

Nüfus kağıdı değiştirmek için Nüfus Müdürlüğü’ne gittiniz. Memur size, kendisine ödeme yapmazsanız işinizi uzatacağını, zorluk çıkaracağını söyledi. Bu da irtikap olarak değerlendiriliyor.

Rüşvette, verenin bir çıkar elde etmesi, irtikapta ise kazanılmış bir hakkın yerine getirilmesi için sizden zorla menfaat edilmesi eylemi gerekiyor.

Rüşvet ve irtikap arasındaki en önemli sonuç, hukuki olarak açığa çıkıyor. Rüşvette hem alan hem de veren suçluyken, irtikapta alan suçlu, veren mağdur oluyor.

Biliyorum biraz teknik oldu ama bu girizgaha ihtiyaç vardı.

Gelelim iddianameye.

Yukarıda da yazdığım gibi, iddianamede irtikap var, rüşvet yok.

Ama burada da bir bulanıklık var.

İki örnek olay üzerinden anlatayım:

İki örnek olay da Serkan Temuçin ifadesinden.

Birinci örnek olay; Döşemealtı Belediyesi, 1/1000’lik plan tadilatı yapıyor. Bu tadilatın resmiyet kazanması için Büyükşehir Belediye Meclisinden geçmesi gerekiyor.

Bu plan tadilatından fayda sağlayan şirket yetkilileri Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Serkan Temuçin’e gidiyor ve sürecin hızlanmasını istiyorlar. Yapılan

görüşmelerde şirket yetkililerinden 100.000 dolar talep ediliyor. Talep yerine getiriliyor ve süreç hızlanıyor.

İkinci örnek olay Gazipaşa’dan; Gazipaşa Belediyesi’nin yaptığı imar düzenlemesi sonucu denize sıfır bir otel projesi gündeme geliyor. Döşemealtı’da olduğu gibi

burada da Gazipaşa Belediye Meclisi Kararı, Büyükşehir Belediye Meclisi’ne geliyor. Burada da konunun meclis gündemine bir an önce alınması için Serkan

Temuçin’e geliniyor. Yukarıda örnekte olduğu gibi 3 kepçe, 5 milyon TL talep ediliyor, bu da yerine getiriliyor. Hatta Serkan Temuçin, burada ödenen bedel için, “projenin büyüklüğü yanında bu verilenler hiçbir şey değil” diyor.

Bu iki örnek olay rüşvet mi, irtikap mı?

Savcı, bu ve benzeri olayları irtikap olarak değerlendirmiş. Bu değerlendirmenin hukuki sonucu olarak da bütün suç, Muhittin Böcek üzerinde kalmış. Yani bu ve benzeri işler için gelip ricacı olanlar mağdur, ricayı yerine getirenler suçlu konuma geçmiş.

Ben hukukçu değilim. Sınırlı hukuk bilgimle ilk okumada fark ettiğim olgular bunlar.

Ama önemli bir hukukçu olan Nizamettin Sağır, sosyal medyasından şöyle bir paylaşım yapmış:

 

“Operasyona “şüpheli” olarak başlayanlar, ipi “mağdur” olarak göğüslediler. Meğer parayı verenlerin hiçbir menfaati yokmuş, parayı korkudan vermişler!”

Ben de şunu soruyorum.

Nasreddin Hoca’ya atıfla;

Velev ki bütün iddialar doğru: “Hırsızın hiç mi suçu yok?”
 

 


 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —